Anasayfa | Makaleler | Download | Videolar | Eğitim | Seçtiklerimiz | Haberler | Kitaplık | Resim Galeri | Hakkımda | İletişim | Üye Ol
Facebook Sayfalarımız
Makaleler
Seçtiklerimiz
Sözler/Özlü Sözler
Tavsiye Ettiklerimiz
Cennetle müjdelenen sahabilerden
Ebu Ubeyde bin Cerrah, yiğitlik ve kahramanlığıyla bilindiği kadar, 'emin' lakabıyla da tanınmıştır. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem, Ubeyde hakkında şöyle buyurmuştur: "Her ümmetin bir emini vardır, bu ümmetin emini de Ubeyde'dir"


İlk iman edenlerden ve Cennetle müjdelenenlerden olan Ebu Ubeyde bin Cerrah, Hz. Ebubekir'in davetiyle Müslüman olmuştur.

Ebu Ubeyde bin Cerrah, yiğitlik ve kahramanlığıyla bilindiği kadar, 'emin' lakabıyla da tanınmıştır. Müslim ve İbn Mace'de geçen bir hadis-i şerifte Resulullah sallallahu aleyhi vesellem, Ubeyde hakkında şöyle buyurmuştur: "Her ümmetin bir emini vardır, bu ümmetin emini de Ubeyde'dir" buyurmuştur.

Ebu Ubeyde bin Cerrah, diğer bütün büyük sahabiler gibi savaşlara katılmıştır. Cennetle müjdelenen bu büyük sahabi, Bedir savaşında müşriklerin safında çarpışan ve kâfir olan babasıyla karşılaşmış ve savaşta babasının boynunu vurup, onu öldürmüştür.

Bu hususta Rabbimiz Kur'an'ı Kerim'de şöyle buyurur: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir." [Mücadele 22]

Uhud harbinde dişleri dökülüyor

Uhud harbinin şiddeti esnasında Resulullah yaralanmış ve miğfer parçaları mübarek yüzüne saplanmıştı. Resulullah sallallahu aleyhi vesellemin yüzüne saplanan miğfer parçalarını, Ebu Ubeyde dişleriyle sökmüş ve Ubeyde'nin ön dişleri kırılmıştı.
Ebu Ubeyde, bunun dışında Hendek'te, Beni Kurayza'da ve Hayber'de de en cesur savaşçılardan biri olarak öne çıkmıştır.

"Ümmetin Emini, Ebu Ubeyde"

Ubeyde hicretin dokuzuncu yılında, Resulullah tarafından; "Eminü'l Ümme" diye övülerek Necran Hıristiyanlarından cizye almaya gönderilmiştir. Daha öncesinde Resulullah sallallahu aleyhi vesellem, Necran Hıristiyanlarını Medine'ye çağırarak onları İslâm'a davet etmiş ancak Hıristiyanlar, İslâm'ı kabul etmeyip sadece cizye verebileceklerini, bunu da alması için "güvenilir" birini memur etmesini Resûlullah'tan istemişlerdir. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz de: "Size hakkıyla emin bir adam göndereceğim" diyerek Necran Hıristiyanlarına Ebu Ubeyde'yi cizye memuru olarak göndermiştir.

Mekke'nin fethinden, Taif kuşatmasına, bütün savaşlardan Veda Haccı'na değin hep Resulullah (sav)'ın yanında bulunan Ebu Ubeyde bin Cerrah, Efendimiz (sav)'ın vefatından sonra da alınan önemli kararlara ortak olmuştur.

İnanç zaferi

Yermük'e yaklaşan Roma ordusundan gönderilen bir elçi, akşam namazının kılındığı bir sırada Müslümanların karargâhına gelip, 'Hz. İsa hakkında ne düşündüklerini' komutan Ubeyde'ye sorar.

Elçinin Hz. İsa hakkındaki sorusuna Ebu Ubeyde bin Cerrah şöyle cevap vermiştir; "Allah, Kur'an'ı Kerim'de şöyle buyurur: 'Ey Kitap ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryemoğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah ancak bir tek ilahtır. O çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. Vekil olarak Allah yeter.' [Nisâ 171]

Romalıların gönderdiği elçi, bu ayet-i kerimeyi duyunca kelime-i şehadet getirdi ve Müslümanlara katıldı. Bir inanç zaferiyle Müslümanlar dev Roma ordusunu bozguna uğrattılar. Rivayete göre, Roma ordu komutanı, bu hezimetten sonra Antakya'yı terk edip İstanbul'a giderken o meşhur 'Elveda Suriye' sözünü söylemiştir.

Romalı elçi şaşırıyor

Fahl savaşı vuku bulduğundan komutan Ebu Ubeyde idi. Roma ordusu sayı itibariyle Müslümanların dört katı idi. İki ordu savaşa başlamadan önce Romalılar bir elçi göndererek, Müslümanlarla barış şartlarını konuşmak istediler. Romalıların gönderdiği elçi, Müslümanların karargâhına geldiğinde, Ebu Ubeyde'yi komutan olarak büyük bir ihtişam içinde muazzam bir tahtın üstünde göreceğini sanıyordu. Ancak komutan Ubeyde'nin hepsi birbirine benzeyen diğer askerlerden hiçbir farkı olmadığını görünce şaşkınlığını gizleyemedi. Romalıların yaptığı teklif, kabul edilmedi ve savaşa başlandı. Savaş sonucu Müslümanlar, kendilerinin dört katı olan Romalıları ağır bir yenilgiye uğrattı.

Halid bin Velid'in yerine Ebu Ubeyde komutan oluyor

Hz. Ömer, Halid bin Velid'i, başkomutanlıktan azlettikten sonra yerine Ebu Ubeyde bin Cerrah'ı atamıştır. Bu günlerde Rumlar tekrar yeni ve büyük bir ordu kurup Müslümanlara saldırmışlar ve Ebu Ubeyde komutasındaki İslam ordusu Rumları, Humus'ta bir defa daha yenilgiye uğratmıştır.

Ebu Ubeyde, Şam ve civarının fetihlerini tamamladıktan sonra; "Adaletli Şam emiri" namıyla Rumlar arasında bile hayırla yâd edilmiştir. Hicri 18. yılın başlarında ortaya çıkan veba salgınında vebaya yakalanan Ebu Ubeyde, yerine Muaz bin Cebel'i bırakarak şu vasiyette bulunmuştur:

"Sizlere bir vasiyetim var. Bu vasiyeti kabul ederseniz hayra erersiniz; Namazınızı kılın, orucunuzu tutun, sadakanızı verin, haccınızı ifâ edin, birbirinizi gözetin, sizden olan emirlere itaat edin ve onları aldatmayın. Dünya sizi aldatmasın. Bir insan bin sene de yaşasa işin sonu buraya varır: Allah insanların alnına ölümü yazmıştır, onun için hepsi ölürler. İnsanların en akıllısı Allah'a en çok itaat eden, ahiret için çok çalışandır. Hepinize Allah'ın selâm ve rahmetini, lütuf ve bereketini niyaz ederim. Haydi Muâz! Cemaate namaz kıldır."

Ebû Ubeyde'nin kabri Şam'da Anta köyündedir

Bazı sahabiler gibi o da, fetihler sonunda ele geçirilen mal ve mülke rağbet etmeyerek sade bir hayat sürmüştür.

Ahmed bin Hanbel'in Müsned'inde geçtiğine göre; Hz. Ömer onun odasının eşyasız bir keçe, bir kırba, birkaç lokma yiyecekten ibaret olduğunu görünce ağlamış ve "Dünya herkesi değiştirdi, yalnız seni değiştiremedi" demiştir. Yine Hz. Ömer: "Allah'a hamdolsun, Müslümanlar içinde böyle insanlar var" diyerek Ubeyde'yi övmüştür.

"Bu iki zattan birisine biat edin"

Taberani'de nakledildiğine göre; Resulullah sallallahu aleyhi vesellemin vefatından sonra gerçekleşen Beni Saide sakifesi olayında, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Ubeyde birlikte hareket etmişlerdir.

Hz. Ebubekir, Ebu Ubeyde'nin elinden ve Hz. Ömer'in elinden tutarak ortalarında durmuş ve diğer sahabilere bu iki zattan birisine biat etmelerini söylemiştir. Hz. Ebubekir'in bu sözlerinden sonra Hz. Ömer hemen Hz. Ebubekir'e biat edince, Ebu Ubeyde de Hz.

Ebubekir'e biat etmiştir.

"Nerede cihad varsa Ebu Ubeyde orada"

Ebu Ubeyde, Hz. Ebubekir'in başkanlığı zamanından itibaren Hz. Ömer zamanında da cihad hareketinin Suriye bölgesindeki fetihlerine katılmıştır.

Bisan, Hama, Humus, Lazkiye, Halep, Antakya ve birçok şehrin fetihlerinde bulunmuştu. Humus'ta Roma imparatorunun kalabalık ordusuna karşı savaşmış ve burayı fethetmişlerdir.

O dönemin en büyük ticaret merkezlerinden olan Şam'ı Halid bin Velid'le birlikte kuşatmışlar, Halid bin Velid, kendi tarafındaki bölümü savaşarak ele geçirirken, Ebu Ubeyde kendi bölgesini barışla ele geçirmiştir.

2009-04-15
Download
Eğitim
Haberler
Kitaplık
Kur'an Öğreniyorum
Videolar